Murathan Mungan'ın ilk romanı
Yüksek Topuklar'ın piyasaya çıktığı zamanı hatırlıyorum. Büyük bir heyecan vardı etrafta; kitap daha çıkmadan tanıtım geceleri, okuma günleri düzenleniyor, Mungan kitabın içerisinden sevdiği pasajları izleyicilerle paylaşıyor, yayınevi de geniş çaplı bir promosyon kampanyası düzenliyordu. Başarılarla geçen tüm bir yazarlık kariyerinin olgunlaşma sürecinde, bu ilk romanı ben de o sıra peşin bir heyecan ve hevesle okumuştum. Kısa sürede bitmişti kitap, akıcı bir dille yazıldığını da söyleyebilirim o yüzden. Ancak açıkçası oldukça büyük bir hayal kırıklığıydı. Emeğe saygı diye düşünmesem, 500 küsur sayfalık bir kağıt israfı olarak bile nitelendirebilirdim. Bunu neden söylediğimin açılımı, başka bir postun konusu olabilir. Zira Murathan Mungan'ın o görkemli yazarlık kariyerindeki düşük profil işlerden biri olması da dikkat çekici. Bunu da sırf eleştirmek için yazmıyorum; Mungan'ın fazla ön plana çıkmayan, önemsemediği yahut üzerinde durmadan yazdığı bazı şiirlerin etkisi, kalitesi ve gücü bile bu romanı kanımca aşabiliyor. Konumuza dönelim; çünkü postun asıl konusu bir başka Yüksek Topuklar.
Pedro Almodovar'ın 1991 yapımı
Tacones Lejanos/
Yüksek Topuklar adlı filmi.

Sinemdaki eşcinsel kimliğin uzunca bir süredir bayrak adamlığını üstlenen
Pedro Almodovar'ın çılgın dönemi 80'lerin bitiminde, 90'ların başında çektiği bu film elbette çok konuşulmuştu. 2000'lerden itibaren toplumun dayattığı ahlak anlayışlarını bir çırpıda ters yüz etme geleneğini, mantıklı/makul bir sisteme oturtmasının emarelerinin görüleceği bu film bu açıdan da ilgiyle izlenebilir. Zira
Todo Sobre Mi Madre/
Annem Hakkında Herşey ve
Hable Con Ella/
Konuş Onunla zirveye çıkan bu tat, henüz nar ekşisi kıvamından uzak; ham ve limoni bir halde. Yine de filmin kendine has lezzeti, sevilesi bir yanı var. Epey var hatta. Anne ve kızı arasındaki ilişkiler, travestilik, melodram havası, filmde kullanılan Chanel takımları,
Luz Casal'ın bağımlılık yaratan nefis şarkıları
Piensa En Mi ve
Un Ano De Amor , yarı polisiye kurgusu, akılda kalan sahneleri ve finaldeki başta olmak üzere 'ters köşe yapan' esprileriyle sınıfı geçen bir Almodovar filmi. Tabi aynı şey bu eserden ve Pedro Almodovar'ın sanatından ilham alan Mungan için ne kadar geçerli, o da ayrı bir 'çan eğrisi' sorusu.
1 yorum:
Muita viadagem para esse Almodovar !
Jack " The Pintudor" Aré
http://novocourodejacare.zip.net/
Yorum Gönder