Kahramanımız John'un tarihi oldukça şüpheli. Bu yüzden ilk başta hafiften nazlanıyor anlatmak için, belki de piyasasını yapıyor kim bilir, ama sonra dur durak bilmiyor, anlattıkça anlatıyor. Evde de büyük bir bilim adamı, profesör, akademisyen topluluğu var. Yani 'yeme bizi', 'atıyosun' tarzı ifadeler yerine daha şık argümanlarla karşı çıkabiliyorlar John'a; her ne kadar söylemleri aynı kapıya çıksa da. Bu topluluğun arasındaki diyaloglarla akarken film; tek mekanda geçiyor, buna rağmen zekice yazılmış senaryosuyla o açığı kapatıp, sıkıcı tarih derslerini 'ucundan azcık' anımsatsa da ilgi uyandırmayı başarıyor. Filmin, bilim-kurgu alanındaki diğer yapımlara nazaran 'sudan ucuza' mal edilip, bu denli bir başarı kazanması da başlı başına yaratıcılığın bir zaferi. Velhasıl en dar vakitlerde de olsa, yerli yersiz de olsa; seyretmeden geçmemeli bu hoş filmi...
24 Aralık 2008 Çarşamba
The Man From Earth: Pardon Siz Gerçek Misiniz?
Filmin methini çok duysam, epeyce 'izle izle' baskılarına maruz kalsam ve bazen de izlemememin 'kalp sağlığım' açısından daha iyi olacağını bilip, akabinde dar bir vakitte bu filmi seyretsem... Açıkçası filmi bir güzel yemek yedikten sonra, gayet tok vaziyette seyrettim ki; rahatlıkla 'böyle martavala karnım tok' diyebileyim. The Man From Earth/Dünyalı Adam biliyordum ki, prehistorik defterleri açan bir bilim-kurgu yapıtıydı ve ben de gardımı almıştım. Teoriler arka arkaya sıralanırken, kendimi ortaokul tarih derslerinde sıkılan bir talebe gibi hissettim. Oysa ki, tarih derslerinde hep cabbar cevval bir öğrenci ve yıldızlı pekiyiydim ben! Her neyse, biz filmin tarihine dönelim. Filmin tarihi derken, başrolündeki Dünyalı Adamımız John'un tarihine...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder