17 Şubat 2009 Salı

Höstsonaten: Mazi Kalbimde Bir Yaradır


''Dünyanın bütün sabahları bir daha geri gelmez. Yıllar bir bir geride kaldı.'' Pascal Quignard filme de uyarlanmış ünlü romanı Tous Les Matins Du Monde/Dünyanın Bütün Sabahları'nda geçer bu söz. Bu filme de yaraşır bir söz ki, anne ve kız arasındaki kayıp yılların hesaplaşmasını anlatan muhteşem bir filmdir Höstsonaten/Güz Sonatı. Ancak tamamına yakını kapalı mekanda geçmesine rağmen, hiç de sıkıcı yahut klostrofobik değildir. İngmar Bergman'ın o görkemli sinema kariyerinde kuytuda kalan bir başyapıt olmakla birlikte; İngrid Bergman ve Liv Ullman adeta birer oyunculuk destanı yazarlar. Filmde de geçer; Chopin aşırı duyguludur ama duygusal değildir. Bu filmi de böyle tanımlamak lazım aslında. Metin sorularında tanımdan sonra, ikinci soru filmin özetini çıkarmak imiş. Çok sevdiğim Barış Manço'dan gelsin öyleyse;

Beyhude Geçti Yıllar
Silindi Hatıralar
Geriye Kalan Bir Avuç Yalan
Hüzün Dolu Geceler
Buğulu Pencereler
İşte Hepsi Bu
Senden Kalan.

Hiç yorum yok: